27 Mayıs 2009 Çarşamba

Defne ilk defa karpuz yedi...

0 yorum
ve de çok sevdi :)

17 Mayıs 2009 Pazar

Burcu evlendi. Bölüm 3

0 yorum
Bunlar da Tuğçe'nin objektifinden Buucu, Zemet ve Desde :))








14 Mayıs 2009 Perşembe

Defne & Hatiş

0 yorum
Defne'nin kafasında pijamasının altı, yanında da Hatice varsa, ortaya ancak bu görüntüler çıkabilir :)

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Kuzum ilk kez öksürdü :(

0 yorum
Bu kötü bi ilk ama belki bilmek ister diye yazıyorum. Prensesim ilk defa öksürdü. Hemen doktora gittik. Aslında babası istediği için götürdük. Her şey için doktora gitmeyi sevmiyorum ben... Sanki ne kadar az giderse, vücudu dirençli olmayı o kadar çabuk öğrenecek. Baba da kendince haklı aslında; o da ilerlemeden, tedavi gerekiyorsa yapılmalı diyor. Eee her zaman aynı fikirde olamayız biz.


Doktorumuz Ferda Hanım virütik bir öksürük olduğunu söyledi, antibiyotiğe gerek yok, basit bir şurupla geçer dedi. Ben de derin bir oh çektim.

Düş-me :(

0 yorum
İşte yeni bir ilk. Defne ilk defa düştü. Annemin bizde olduğu günlerden biriydi. Tontişi uyutup kanepeye yatırmış. Daha arkasını dönmesiyle ağlaması bir olmuş. Annem çok üzülmüş tabi, o kadar üzerine titriyor ki 'böyle bir şeyi nasıl yaptım' diye bütün bir gün kendi kendine ağlamış. Düşer düşmez heyecanlanıp Hatice'yi aramış, o da koşarak gelmiş. Defne'nin alnı morarmış ve şişmiş.
Bunun son olmayacağını biliyorum ama her duyduğumda veya yanımda düştüğünde içim cız ediyor. Tarif edemeyeceğim bir yerlere dokunuyor çok fena. Sanırım buna da alışıp birkaç yıl sonra 'çocuk bu, düşer. bir şey olmaz' diyeceğim birilerine...

10 Mayıs 2009 Pazar

Yeşim Teyze, Cengiz Amca

0 yorum
İşte bir ziyaret daha :) Yeşim'le Cengiz'leri çok severiz. Oyak Sitesi'nde otururken neredeyse yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Yıllardır tanışmamıza rağmen hiç kırmadık birbirimizi. Kışın yaptığımız sıcak şarabın tadını asla unutamam...


Biz tam 4 nesiliz :)

0 yorum
Sırayla büyükanne, anneanne, anne, Defne.


Ananemi çok severim. Güzel yaşamayı bilen ve yaşlansa da alışkanlıklarından vazgeçmeyen biridir. Hep güleryüzlüdür ve harika yemek yapar. Anadolu yakasında oturduğundan, eskiden beri bizi şimdi daha çok Defne'yi hep özler. Fırsat buldukça gitmeye çalışırız ama ne yalan söyliyim, zor fırsat buluruz. Daha çok o bizi ziyaret eder. Başımıza iyi şeyler geldiğinde aklıma ilk gelenlerdendir, bizim için hep dua eder.

Beraber güzel bir gün geçiredik, inşallah daha çok günlerimiz olur...