30 Aralık 2011 Cuma

2011'den son kare

4 yorum
2011 can sıkıcı geçse de seneyi Defne'nin maymunluk yaptığı bir fotoğrafla kapatmak istiyorum.


Yeni yılda blog yazabilmeyi çok istiyorum. O kadar severek yaptığım bir olayken nasıl elim gitmedi aylarca, ben bile anlayamıyorum. 

Ayrıca sevdiklerim için sağlık istiyorum. Arkasından da huzur ve para da olsa fena olmaz :)

7 Mayıs 2011 Cumartesi

Irmak'ın doğum günü

0 yorum
Blogların kapatılması hepimizi çok etkilemiş olsa gerek, kimse eskisi gibi yazamaz oldu. Merakla okuduğum bloglar derin bir sessizliğe büründü. İçli pandalar olarak çok üzüldük ama artık sirkelenip, gelen baharla neşelenelim di mi ama :)

Haftasonu bir doğum günü partisine davetliydik. Irmak prenses 1 yaşına girdi, hatta benimle aynı gün doğdu :) 


Birkaç kişi dışında tüm misafirler çalıştığım şirkettendi. Ayrılanlarla özlem gidermek için iyi bir fırsat oldu. Konuştuk, gülüştük ama doyamadık tabi :)



Defne sakin bir giriş yaptı, artık büyüdüğünden ağlama krizlerini geçmişte bıraktığımızı gördüm, sevindim :)



Kah güldüler,



Kah ağlayıp, birbirlerine girdiler.


Kah dans ettiler :)


Bazen de kırmızı bir balonu paylaşamadılar. Oyuncak çekiç için kavga ettiler...

 

Kalabalığın içinde gözlerim hep onu takip etti. Onun neşesi, kalabalıkta beni arayıp, bulduktan sonraki hafif gülümsemesi bana huzur verdi. 


Bunlar da altın kızlar :) Ne iyi ettik de gittik dedik.


Posted by Picasa

18 Şubat 2011 Cuma

İşte bizim kitaplarımız

4 yorum
Bazen kitapçıda gezerken hangisi bizde var hatırlayamıyordum. Çok bakıp almadıklarımı bile aldım sanıp kitapların içinde boğuluyordum. Dün Neslihan'la konuşurken neler var deyince aklıma da getiremeyince, akşam oturdum liste yaptım. Defne'nin ananesinde de bir odası var, ordaki kitapları da yazdım. Unuttuğum kitaplar çıktı, iyi oldu.

Defne'nin kitapları:
Dress-up, kitty cat – Annie Wilkinson for JellyCat
Evim, yumuşak sayfalar – Net Yayınları
Hayvanlar, yumuşak sayfalar – Net Yayınları
Tethy’s, harf kartları
Tethy’s, ikili tamamlama kartları
Yavru köpekler, yumuşak, tüylü, oyuncu – Doğan Egmont
Oynayalım öğrenelim, sayılar 1 – Doğan Egmont
Hayvanlar, ilk kitabım – Doğan Egmont
Dokun ve hisset, renkler – Doğan Egmont
Dokun ve hisset, vak vak – Doğan Egmont
Winnie the pooh, doğada maceralar – Doğan Egmont
Winnie the pooh, bal var mı – Doğan Egmont
Mickey mouse clubhouse, karşı kıyıda – Doğan Egmont
Oyun – Doğan Egmont
Hareketli bahçe – İş Bankası Kültür Yayınları

















Hareketli tren – İş Bankası Kültür Yayınları
Çıkartmalı kış eğlenceleri kitabım - İş Bankası Kültür Yayınları




















Ayıcık ve ben – İş Bankası Kültür Yayınları





















Hansel ve Gratel – Nokta Çocuk
Caillou, babamla şık giyiniyorum - Yumurcak Dünyası
Caillou, sirk gösterisi - Yumurcak Dünyası
Caillou ve tişörtü - Yumurcak Dünyası
Çizmeli kedi – Engin Yayınevi
Üç küçük domuz – Çiçek Yayın
Haydi beni bul, renkler – Çiçek Yayın
















Uykucu paytak – Azim Yayın
ABC kitapları, meyveler – Yapa Yayınları
Kızımın tuvalet kitabı – Net Çocuk


















Masalcı dededen masallar – Yakamoz Çocuk

Gülben’den masallar – Kelime Yayıncılık
Keçi ile eşşek, alt kattaki gürültü – Formül Yayıncılık



















Kutup ekspresi – Kapital
Vızzz Vızzzzz mini mini masallar – Çilek Yayıncılık
Arkadaşım fil













Hayvanlar, benim dünyam – Tudem
1000 Çıkartmalı Tatil Kitabım - İş Bankası Kültür Yayınları




















Minik Balık - İş Bankası Kültür Yayınları
Koyun Russell – Mandolin




















Limon Ağacının Şarkısı - Redhouse Yayınları
1001 Küçük Hayvanı Bulun - Tübitak Yayınları
1001 Hayvanı Bulun - Tübitak Yayınları
Karlı Bir Gün - Tübitak Yayınları




















Nohut Oda Bakla Sofa – Popcore


Düzenli takip ettiğimiz dergiler:
National kids – Doğuş Yayın Grubu




















Disney aylık boyama – Doğan Egmont




















Winnie ile büyüyorum, 2/3 yaş arkadaşlar iyidir – Doğan Egmont
Meraklı minik – Tübitak Yayınları
Tinkerbell, çıkartmalı oyun kitabı– Doğan Egmont




















Bunlar da benim kitaplarım:
Kızımın bilmesini istediklerim – Lacivert



















Bebeğinizi beklerken size neler bekler – Epsilon
















Bebeğin ilk yılında sizi neler bekler – Epsilon
Bebek bakım sorunlarına mucize çözümler – Tracy Hogg
Bir günden kısa sürede tuvalet eğitimi – Dr. Nathan Azrin
Çocuğunuzun yeteneğini keşfedin – Sabiha Paktuna, Boyut
Anne iş’te – Sabiha Paktuna, Boyut



















Hoşgeldin bebeğim – AÇEV
Türk ninnileri – Altın Kitaplar
2 yaşından 3 yaşına kadar çocuğunuz – Johnson’s
Bebek oyunları – Tackie Silberg

29 Ocak 2011 Cumartesi

Anneler ve çocuklar

2 yorum
Neslihan uzun süredir nurturia diye bir grupta yazıyordu. Cuma günü Neslihan'la rutin sohbetimiz sırasında bir buluşmadan bahsetti, beraber gidelim dedi. Orada hiç kimseyi tanımıyordum ama 14 yıldır tanıdığım bir arkadaşım gel diyordu sonuçta :)

Onunla fazla görüşemediğimiz için gitmek istedim. Hem Doruk'u hem Neslihan'ı çok özlemiştim. Her gün yazışıyorduk, hayatlarımızdan kaçırdığımız bir şey yoktu ama yüzyüze konuşmak, sarılmak gibisi var mı?

Defne'ciğim çocuklarla buluşmaya gideceği için arabada uslu uslu oturdu. Bu aralar kendi küçük çantasıyla geziyor. Hamit'in aldığı minişlerin çantası. İçinde caillou eşleştirme kartları, tinkerbell'leri, blistex (kendine göre ruju), minik lego broşürü (ona da cüzdan diyor), bir tane de minişi var. -Bu da kızıma hatıra olsun, unutmasın ilk çantasında neleri olduğunu-

Kolunda bu çantası, bilek hafif bükük (louvuitton taşıyan, bileği bükük kızlarla çok dalga geçmiştim:) Ataköy Sahan'ı bulduk.

Sarıldık, öpüştük, yeni annelerle ve çocuklarla tanıştık. Doruk'la Defne çok komikti. Aşağıdaki resimlerin hiçbirine kıyamadım. Yanyana koyunca küçük hikayesi olan kısa film gibi olmuş :)



Doruk'la langırt ve buz hokeyi oynadılar. Defne ilk kez oyandığından çok hoşuna gitti. Birlikte güzel vakit geçirdik. Her ne kadar koşturmalı geçen bi gün olsa da bizim için çok keyifliydi.

Her etkinliğin vazgeçilmez aksiyonu "yüz boyama" tabii :)) Defne kelebek oldu, Doruk spiderman. Nesli spiderman resimlerinden göndermediği için koyamadım. Kokoş Defne ablasıyla resim çektirdikten sonra ayna aradı, neye benzediğini görmek için :)))

Burdan sonra bir alışveriş merkezine gittik Defne'yle ikimiz. Mudo'da beğendiğim ama almayıp, indirime sakladığım bir çanta vardı. Onu aldım. Defne için biraz daha eğlenceden sonra eve döndük. Ben bitmiş, Defne'yse sabah uyanmış kadar dinçti :) Babasının gelmesini bekleyip kelebek yüzünü gösterdi ona. Sonra da banyo ve cuppa yatak :)))

24 Ocak 2011 Pazartesi

Aile saadeti :)

2 yorum
Başarısız tiyatro girişimizden sonra günü biraz olsun toparlamak için önce Yeniköy'de yemek yedik. Sonra Maxitoys'ta Defne'yi eğlendirmek için Metrocity'e gidelim dedik. Burası baş ağrısı yapmayan alışveriş merkezlerinden bizim için.

Hala yılbaşı konsepti duruyorken birkaç resim çekmek istedim. Defne garibim, "şu ağacın önüne geç, kardanadamın önünde dur, biraz bu tarafa bak, hem de gülümse" komutlarına nasıl da uymuş baksanıza :))

Joker'de coşan, enerjisini atan Defne öğle uykusu uyumadığı için biraz mahsunlaştı. Uzun zamandır işleri sebebiyle bizimle vakit geçiremeyen Hamit'se, hiç sıkılmadan onu kucağında taşıdı.

Benim de şarjım bitmek üzereyken aklımıza Starbucks geldi. Defne'nin bize izin vermesi için de Joker'den bir rüşvet aldık :) Elinde kovasıyla babasının kucağında öyle tatlıydı ki...

Starbucks'ta ilk sözü "ben kevve içicem' oldu tabii ki, her kahve seven insan gibi :) Kafeinsiz çocuk sütlü bir kahve ısmarladım kızıma. Babaya her zaman ki gibi sade türk kahvesi, Starbucks bile olsa, milliyetçi bir seçim ;)

Onlar eğlendi, ben de bu güzel manzaraya karşı Latte'mi içtim afiyetle...

Hamit'in yetenekli parmaklarından çıkan şahaserler de aşağıda. Yorgunken uzaktan baksam gerçek sanabilirdim. İnşallah kızımız yetenek genlerini Hamit'ten almıştır. Benimkilerle biraz zorlanabilir ;)

Ohh tatlım, afiyet olsun...


Tiyatro aşkımız tek perdelikmiş

0 yorum
Son bir haftadır bunu planlıyordum. Defne'yi ilk defa tiyatroya götürecektik ve bence çok sevecekti. Defalarca tiyatroyu arayıp, akla gelmeyecek soruları sordum, kendimce mükemmel bi plan olmuştu.
Kaç gündür bana "inanmıyoyum, tiyatyoya gidicez" deyip duruyordu, yemediği yemekleri bile onun sayesinde yediriyordum. Gidişimiz ve fuayede geçirdiğimiz süre resimlerden de anlaşılacağı gibi harikaydı.

Çocukların orada satılan portakallı kekleri yediğini gören Defne (buranın formatı bu herhalde diye düşünmüş olacak ki:) kek bile yedi :))


Japonlar gibi her köşede resim çektim. Hamit "yeter artık, çekme der" gibi bakıyordu. Kimin umurundaydı ki, kızım ilk defa tiyatroya gelmişti :))

Birkaç fotodan sonra kapılar açıldı. Yerimize oturduk. Defne etrafı incelerken onun koltuğuna montlarımızı koyup, yükseklik yapmak istedik. Çocukların sahneyi görebilmesi imkansızdı, tecrübeli anne-babalar yanlarında birşeyler getirmişlerdi. Keyfe gelen Defne sütünü istedi...

Derken ışıklar söndü, perde açıldı, müzikler başladı. Sahneye 1,70cm boylarında kırmızı çizmeli bir kedi çıktı. Bunu gören Defne biraz işgillendi ama çok da çaktırmadı. Önce kucağıma gelmek istedi, sonra zorla koltuğunun kolçağına oturdu. Bakışlarından "bir yolunu bulup, buradan çıkmam lazım" mesajını almıştım ama bozuntuya vermedim :)

10 dakika arada lavaboyu ziyaret ettik. Tekrar salona dönmek isterken Defne "içeri girmek yasak, bitti. hadi gidelim" dedi. Bir etkinliğe para vermiş Türk misali biraz uğraştım girmek için. Hamit zorlamayalım deyince artık ben de vazgeçtim.

2, perdeyi merak ederek, tiyatrodan hoşlanmayan kuzumuzla ayrıldık oradan. 2. denemeyi ne zaman yapsam acaba? :))

19 Ocak 2011 Çarşamba

Banyo

2 yorum
Ama bu sefer banyo yapan benim. Yok artık bu da yazılır mı dediğinizi duyar gibiyim :)) Vallahi benim için çok güzel bir akşamdı, yazmadan edemedim. Akşam Hamit geç gelecekti ve ben artık banyo yapabilmek istiyordum.

Defne'nin yanına oturdum, "defne'ciğim banyo yapmak istiyorum. biraz televizyon seyreder misin?" diye sordum. Büyük bir olgunlukla "tamam" dedi ama ben anladığından emin olmak için bir kez daha sordum. "tamaaam, yıkanaabiliisin" dedi bana. Iphone'u istedi bir tek benden ekstradan.

Benim kızım büyümüştü, evde bana arkadaş olmuştu artık, oturup bunu düşündüm. Onun ihtiyaçları için ben varken, şimdi benim rahatım ve konforum için o bana çözüm olmuştu. Çok hoşuma gitti bu lüks :)


Ben yokken bunları seyretti. Playhouse'un gece şapkasından anlaşılacağı üzere çocuklar için uyku saati çoktan geçmişti. Defne bu çocuklar arasında istisna mı, çoğunluk mu, bunu çok merak ediyorum.

İçeride kendi kendine oyalanan ve beni sabırla bekleyen kızım bu gece içimi bambaşka duygularla doldurdu. En mutlu banyom bu oldu :)