29 Ağustos 2009 Cumartesi

0 yorum
Dün gece kuzum yere uzanmış, babytv seyrediyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde babytv'de klasik müzik eşliğinde soyut animasyonlar başlıyor. Uyumayan bebekler belki seyrederken mayışır diye herhalde :) İlk gördüğümde saçma bulmuştum, ne manasız bir şey demiştim, ama adamlar her şeyi düşünmüş. Defne de o uykusuz gecelerinden bir tanesinde işte böyle kayıp gitti. Aslında her zaman böyle kolay uyumaz ama bazı geceler annesine izin verebiliyor.

Ben de izinlerimi onun fotoğraflarını çekerek değerlendiriyorum işte :)

İyi uykular tatlı kızım...

25 Ağustos 2009 Salı

Gülşen Teyze

0 yorum
İşte yüzünü gizlemiş Gülşen Teyze :)

Gülşen benim çok eski bir arkadaşım. Hesapladım da 14 yıl olmuş. İnsanın eski dostunun olmasının iyi bir şey olduğunu hissettiren biri. Ne zaman başımız sıkışsa işimizi gücümüzü erteler, hemen biraraya geliriz. O benim için nadir olan kötü gün dostlarındandır. Bu hayatta öyle insanlar o kadar az ki... Onun da bir oğlu var, adı Efehan, Efe deriz biz. Bizim yıl dönümümüzde doğdu. Şimdi 7 yaşında, boyu Gülşen'i geçti :) Efe'nin doğduğu gün dün gibi aklımda. Hem Gülşen'in doğumda yaşadığı bazı sorunlar nedeniyle aklımdan çıkmaz, hem de ilk kez bir arkadaşımın bebeği olmuştu, Efe'nin heyecanından... İşte sünnet çocuğu Efe.

Ortadaki de Fatoş. Gülşen'in arkadaşıydı, sonradan kanki olduk, çok komiktir. Buluşma sonrası çenelerim ağrır hep :)) Halimden de anlaşıldığı gibi doğum yaklaşmış, patates gibi olmuşum :)


Gülşen'in annesinin hediyesi beyaz elbise çok yakıştı. Gülşen Teyze yasak olan ne varsa Defne'ye sunup, gönlünü kazanmakla meşgul. Defne'yle araları çok iyidir, ee bana da biri hayır denilenleri sessizce 'al al bişey olmaz' dese benim de iyi olur yani :)) Ama hakkını yemiyim, ilk kez onunla en uzun tay-tay durdu kuzu :)

23 Ağustos 2009 Pazar

Çıkmak istemeyen azı diş ve uykusuz geceler

0 yorum
Dün gece çok zor geçti. Kızım gece boyunca defalarca ağlayarak uyandı. Başında nöbet tuttuk devamlı.


Yukarıdaki resmi, yatağında ağlayarak uyanıp, salona getirdiğimizde çektik. Kucağımda biraz ağlayıp uyuyakaldı, acı çekerken ona yardım edememek çok sinir bozucu. Elimiz kolumuz bağlanıyor böyle zamanlarda... Her huzursuzluğunu dişe yorduğumuzdan, bu sıkıntının da sebebi yine dişti. Ama bu sefer gerçekten diş çünkü dün gülerken, arkada azı dişinin ucunu gördüm.


Eşimden iki dakika Defne'ye bakmasını istemiştim. Döndüğümde bu kareyi gördüm. Çok hoşuma gitti, hemen resmini çektim. Defne uyuyor olsa da belki hamle yapar düşer diye elini ona değdirmeden duruyordu eşim.


Acaba tam uyudu mu? yerine götürsek mi? konuşmaları sırasında eşim de bu resimleri çekti.


En sonunda yatağına götürdük. Uyanması fazla sürmedi. Sabaha kadar kaç kere daha uyandığını saymadım. Bu diş meselesi kızımın canını daha çok yakacağa benziyor. Hepsi çıksa da rahatlasak hep beraber.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Göz kontrolü ve ajans gezmesi

2 yorum
Defne'nin gözlerinde bir hassasiyet var. İlk defa Temmuz'da tatile giderken gözlerinin kızarmasıyla farketmiştik. Mikrobik olabilir demişti Amerikan'daki göz doktoru Faik Bey. Sonra azaldı fakat tam geçmedi. Genelde alışveriş merkezine veya yoğun beyaz ışık olan bir yerlere gittiğimizde hemen kızarıyor gözleri.

Bugün de Faik Bey tekrar görmek istediği için annemle tontişim Amerikan Hastanesi'ne geldiler. Benim için dr kontrolleri Defne'yle geçirilecek ekstra zamanlar olduğu için bugüne kadar hiçbirini kaçırmadım.

Faik Bey bizi bekletince ben de birkaç resmini çekeyim dedim ama modelimiz kapris yapıp bir tane bile net fotoğraf vermeyince ben de bunlarla yetinmek zorunda kaldım.

Dr sonrası kızımın ajans gezmesi vardı. Bazen sürpriz yapar arkadaşlarıma :) Bir gelir, günümüzü şenlendirir, sonra da bay bay yapar, gider... Aşağıdaki resimler de tam o onı anlatıyor. Kalitesi ve netliği istediğim gibi olmasa da sonuçta içinde Defne'm var. Arkadaşlarımla da anı olsun diye koydum işte :))

Soldaki Tülin Teyzesi, sağdaki de Gülnur Teyzesi. Kızlar teyze dedim ama bir garip oldu. Ablaları mı deseydim? :))

Yukarıda da şaşkın Defne'yle teyzesi :)

Arkadaşlarımla akşam yemeği ve Defne

0 yorum
Dün gece, önceden 4 kız olarak planladığımız fakat bize sürpriz yapan iki beyefendinin de katılımıyla şenlenen akşam yemeğimiz vardı. Maçka Lluvia'daydık. Hava çok güzeldi, yemekler, hafif esinti ve çalan müzik harikaydı. Kırmızı şarap mükemmeldi, bir şişe bizi kesmedi :)) Bu arkadaşlarım ilkokuldan ve facebook sayesinde birbirimizi bulduk. Unutulan birçok şey yeniden hatırlandı, anılar tazelendi, gülündü, eğlenildi her buluşmamızda.


Bu sefer ki buluşmamızın önemi ve buraya yazmamın sebebi ise Defne kuşumun da bizimle olması. Kızlar onu çok görmek istedi. Ben de Defne'ye pek güvenmeyerek birlikte gitmeye karar verdim. Zaten bütün gün işte onu özlüyorum, onunla olsun varsın kısa sürsün dedim kendi kendime. Ne yardan geçtim, ne serden :))


İyi ki de öyle yapmışım. Meğer benim kızım büyümüş de haberim yokmuş :) Abisinden ablasına kucaktan kucağa gezdi. Arkadaşlar yemeğimi bitirmem için Defne'yi oyalamak için sıraya girdiler resmen. Benim için çok ince ve anlamlı bi hareketti. Belki de buradan onlara teşekkür etmek iyi olur. Sonra onlara bloğumun adresini verir, sürpriz yaparım.



Defne yemeklerimiz gelince ilk önce en sevdiği şey olan ekmeğe takıldı. Sansımıza taptaze ve sıcacıktı. O da sever diye köfte istedim. Bir köftenin yarısını yedirebildim, ısrar da etmedim. Karnı toktu. Annem karnını doyurmuştu. Canım annem. Elmasını soymuş, galetalarını hazırlamış, suyunu koymuş. Ne lazımsa yanımdaydı. Ben şanslı bi anneyim Defne caz müziğiyle birlikte kendi ninnisini söyleye söyleye uyudu, pusetine yatırıp sohbete devam ettik. Böyle kolayca uyudu yazınca okuyanlar hep böyle uysal olduğunu sanabilir. Halbuki onu dışarda uyutmak hep çok zordu. Hatta Defne her zaman evi dışarıya tercih etti. Dün geceye kadar.... inşallah:)


Lluvia'da ikea mama sandalyesi var, daha önce Burcu, Defne ben orda öğlen yemeği yemiştik, defne o zaman çok küçüktü, yine de mama sandalyesi sayesinde kendini biraz evinde hissetmişti Defne, bize o zamanki minik haline göre baya izin vermişti.


Çok güzel bi gece geçirdik, eylül'ün ilk haftası başka bir yemek için kabaca bi plan yaptık. Bu sefer eşlerimizi de tanıştırmayı düşünüyoruz...

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Kızımla keşfedildik :)

0 yorum
Eşimin, müşterisi için fotoğraf çekimi vardı. Biz de bir değişiklik olsun diye onunla beraber gittik. Tunç Abi'nin stüdyosunda, birazı eşimin deklanşöründen, birazı da Tunç Abi'nin ellerinden aşağıdaki kareler çıktı. Tontişimle çok eğlendik, resimlerimizi çok beğendik.

 
Posted by Picasa

16 Ağustos 2009 Pazar

Çekirdek aile

0 yorum
Babamızın işleri bu aralar çok yoğun. Birlikte az zaman geçirebildiğimiz için bu anların değerini biliriz kızımla... Defne anne ve babaya kıyak yapıp uyuyunca anne kahvesini söyledi hemen :)

Annenin elinde kahvesi, mis gibi orman havası, deniz manzarası, karşısında kocası, yanında kuzusu. Daha ne ister ki hayatta?

















Hava güzel, trafik kilit olunca yollar bizi sürükler genellikle. Bu sefer de Emirgan Korusu'nda bulduk kendimizi. İyi yapmışız sakindi, sessizdi, huzur bulduk...





14 Ağustos 2009 Cuma

Banyo zamanıııı :)

0 yorum
Defne banyo yapmayı, suyla oynamayı çok seviyor. Doğduğundan beri iki günde bir yıkadığımızdan çabuk alıştı. Onunla banyoda zaman geçirmek harika :)










































































Elindeki balık şeklindeki banyo termometresi Ebru Teyze'den. Tefal'den almış, çok güzel ve kullanışlı bir ürün. Her banyomuzun olmazsa olmazıdır, tabi sarı ördekleri de unutmamak lazım :)

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Vanilya kokulum

0 yorum
Defne'yi koklamayı çok severim. Artık o da öğrendi, gel bi koklayım deyince hemen yanaşıyor. Öylece kıpırdamadan koklattırıyor kendini. Geçen gün bir kokladım o da ne? Vanilyalı Defne.

Kokladım, kokladım, doyamadım, bi daha kokladım. Bu koku dünyanın en güzel kokusu, yazarken bile tarif edemedim. Yazılarım içinde en çok taslakta bekleme rekoru bile kırdı.

Vanilya kokulu kızım benim, hayatta her şey dilediğin gibi olsun, hep sev, hep sevil, ömrün boyunca istediğin hayatı yaşa ve mutlu ol inşallah...