2 Ağustos 2010 Pazartesi

Tatlım tatile gitti

Defne'cim anane ve dedesiyle tatile gitti. Hatta şimdi deniz otobüsündeler. Sabah böğüre böğüre ağlama ve patlayacak gibi bir sıkışıklık hissiyle onları Yenikapı'ya bıraktık. Uyandığımızdan itibaren benden ayrı durmak istememesi beni bu hale getiren sebeplerden. Öptüm öptüm, kokladım yine de doyamadım, şimdiden özledim. Allahtan koklamak üzere sakladığım body'si var evde. İşe geldiğimde de ayrı kalıyoruz, noluyorsa bana?


Melankolik tavırlar ve yaşlı gözlerle araba kullandım, işe nasıl geldim hiç bilmiyorum. Sanki romantik bir klip çekiminde gibi gördüm kendimi, dışardan bakınca. İçimde ne fırtınalar, etrafımdaki insanların hiçbir fikri olmadan bana bakışları...

Koskoca kumsaldaki şu küçük kayık gibiyim. Ya da onun yanındaki mavi bidon...







Cuma olsa da Hamit'le atlasak şu deniz otobüsüne biz de gitsek...
Dün gece bana "aneecim, sen çok tatlısın" dedi. Cuma'ya kadar bana yeter mi acaba?

8 yorum:

Neslihan Kermen on 2 Ağustos 2010 13:42 dedi ki...

Canıımmmmm. 1 hafta geçer hemen kavuşursun Defnoşuna :)

Zeynep'in Defne'si on 2 Ağustos 2010 13:47 dedi ki...

Evet canım, sayende çabuk geçecek inşallah :))

dilek on 2 Ağustos 2010 14:45 dedi ki...

Evet Zeynep tam da bu modda geldi ofise. Normalde sabahları yaklaşmasanız daha iyi olur. Kızmaz ama huysuzdur biraz. Ama bu sabah huysuz değil üzgündü. İçimden aslında ne kadar güzel bir duygu yaşıyorsunuz diyorum ama o bunu bilmiyor tabi. Özleyecek çook şeker bir kızı var - benim köfte diye sevdiğim çocuklardan- ve anne olmak böyle diye düşündüm. Hem çok eğlenceli, hem ağlak ama hep saf temiz bir sevgi aşk gibi...

Zeynep'in Defne'si on 2 Ağustos 2010 14:49 dedi ki...

Dilek'çim, gözlemlerine hayranım, insanları tahlil etmekte yaşına göre gayet başarılısın. Annelik duygusunun karmaşıklığını bir anne bile ifade edemezken, bunu öyle güzel anlamışsın ki, bayıldım...

Senin köfte kızgın kumlardan serin sulara :))))

Defne on 4 Ağustos 2010 17:11 dedi ki...

Merhaba Zeynep,
beni izliyor olman sebebiyle keşfettiğim blogunu ancak Duru'cuğum uyuyunca turlayabilme fırstı buldum. Sanıyorum keyifle okumaya devam edeceğim seni ve de adaşım Defne'ni. Adımı hayatımın her devresinde memnuniyetle ve severek taşıdım ben. Şimdilerde öyle çok minik adaşım var ki bu beni hem mutlu ediyor hem de onların da Defne adını severek kullanacaklarını bilmenin keyfini yaşıyorum. Defne-ler hep şeker ve neşeli olurlar :).

Defne'nize çabucak ve de sağlıkla kavuşmanız dileğiyle.

Zeynep'in Defne'si on 4 Ağustos 2010 17:19 dedi ki...

Merhaba,
Benim de tanıdığım en büyük Defne oldun, memnun oldum tanıştığımıza :) Yazılarını severek okuyorum, çok akıcı. İnşallah sen de bizi seversin :)

Defne'me gün sayıyorum, evet az kaldı. Güzel dileklerin için teşekkür ederim.

Utku'nun annesi on 6 Ağustos 2010 16:24 dedi ki...

Allah kimseyi kuzusundan ayırmasın inşalllah sizde bir an önce kavuşursunuz yavrunuza...sayılı gün çabuk geçer hafta sonu geldi bile....yavrunuzla bol bol koklaşırsınız ne güzel

hayırlı cumalar

Zeynep'in Defne'si on 6 Ağustos 2010 16:28 dedi ki...

Amin amin. Sayılı günler gerçekten çabuk geçiyor. bir de iş yoğun olunca daha da çabuk geçti :))
Akşamı iple çekiyorum.

(body'sinde koku da kalmadı, artık gitmemiz şart:)

Yorum Gönder