23 Nisan 2010 Cuma

Yakın yerler 1: KEFKEN


Son birkaç aydır her boş vaktimde yakın yerler araştırması yapıyordum. 23 Nisan'ı fırsat bildik, Kefken ve Cebeci'yi seçtik. Gebze İzmit üzerinden Kandıra sapağından gidiliyor, biraz virajlı ama düzgün bir yolu vardı.


Defne'ciğim, öyle uzun araba yolculuklarını hiç sevmez. Tabii dura dura gittik. O kadar akıllı hareketler yapıyor ki yaşına başına bakmadan, bazen onun çocuk olduğunu unutuyoruz. Yaygarayı kopararak hatırlatıyor o da :))

Fotoğraf merakım her yerde kendini gösteriyor. Dağ, tepe, orman faketmiyor :))

İşte yeşile doyamayan kurabiyem. Tam günün anlamına uygun bir programdı. 23 Nisan'da kendi gününü yaşadı. Keneleri ve haşereleri düşünmemeye çalışarak kendini çimenlere atmasına izin verdim. İnşallah büyüdüğünde bana benzemez, her türlü böcekten kaçan biriyim. Böyle yerlerde de inadına gelir, beni bulurlar...

Doğayı sev yavrum, yeşili koru. İşte aynen böyle :)))

Sırasıyla Zeyneb, annem ve ben... Elimde de Defne'nin vazgeçilmezi 'yayla çorbası'

Kardeşimin eşinin adının da Zeyneb olması çok enteresan oldu. Birisi 'zeynep' deyince ikimiz birden dönüyoruz. Birimize 'sen değil, öbürü' deniyo :))



Boyu kadar çimenlerde yuvarlandı, anneme 'aman bişey olmasın, çukur mukur' dedim ama 'doğada çocuğu rahat bırak' dedi bana. Öyle yaptım..

Burası Cebeci. Çok güzel bi kumsalı var ucu bucağı görünmeyen. Buralarda bir ev bulsak, yaz boyu kalsak dedik ama yazın dipdibe güneşleniyormuş insanlar.


Cebeci'de bomboş kumsalda kendine bir arkadaş bulmayı başardı Defdef. Torunlarıyla orada yaşayan bir aileyle tanıştık. Çocuklar oynarken biz de lafladık. Orda doğup büyümüşler, çocuklarını da orda büyütmüşler, şimdi de torunlarını. Yazın çok dolu bir yer olduğunu onlar anlattı, hafta içi girebiliyorlarmış denize.

Benimki pek bi yaman. Yandan yandan gülümsedi, sevdi onu :))

Elele tutuşup sahilde turladılar. Etrafta onları sakınacağımız hiçbir tehlike yoktu. Gezip geldiler. Yürüyüşte ne konuştular bilmiyorum :))


İçimden çocuğunu böyle bir yerde büyütmek de var dedim. Sessiz, tehlikesiz, temiz, ..... diye sayarken 'insan sıkılır burda ya' diyerek silkeledim başımın üstündeki o balonu...

Bugün en güzel uykularını uyudu tontişim



Kartpostal gibi bir manzara. Bu ağacın altında Defne'nin uyanmasını bekledik. O sırada bir şeyler atıştırdık.


Kefken-Cebeci'yi görüp rotamızı Sapanca'ya çevirdik. Hem de aynı gün. Maceraperest hareketler bunlar, lo lo lo loy loy loooyyyy

0 yorum:

Yorum Gönder