3 Mayıs 2010 Pazartesi

Bu sabah...

Ayrılamadık Y tatlımla benY

Ben zaten her sabah, ayrılmamızı uzatacak her şeye razıyım. Bu; birkaç gün sonraki bir program, akşama alınması gereken bir şeyler, dün akşamın nasıl geçtiğinin sohbeti ve daha akla gelmeyecek her türlü konu olabilir. Annemle her şeyi ayaküstü konuşabiliriz :)

İşte bu da öyle bir sabahtı. Defne'ye arabamın yerini bile buldurdum.






Bana böyle sarılırken ben işe nasıl gidebilirim ki?




Annem her sabah 7'de kalkar, Maçka Parkı'nda yürüyüşünü yapar, Defne'yi almaya gelir. Nasıl bir azimdir hiç anlamıyorum. Ona özenip spora başlamışlığım çoktur, en uzunu 2 ay filan sürmüştür. Sonunu bildiğim için artık hiiç merak salmıyorum sabah sporuna :))

(kilo vermek istersem, poğaçayı, tatlıyı ve ekmeği keserim olur biter :))))

Bu da 'anneanne aşkı'. Sarılıp öpüşmeden sonra annem benim işe niye gittiğimi ve ne zaman döneceğimi anlatıyor Defne'ye. Biz Defne'ye bu konularda hiç yalan söylemedik, ya da onu kandırmadık. Okuduğumuz onca gereksiz bilgilerin yanında arada sırada böyle işe yarar tüyolar da çıkabiliyor. Ne olursa olsun bebeğinize gerçeği anlatın diyordu bir kitapta. İlerde okula başladığındaki güveni bu sağlıyormuş. Biz de ailecek bu ilke üzerinden hareketle çocuğun gözüne baka baka gerçekleri söylüyoruz. Büyüdüğünde beni anlarsın inşallah tatlım :) her şeyi senin iyiliğin için yapıyoruz valla :))))))

En son bana verilen siparişi alıp, işe gidiyorum işte her sabah. Sipariş de genellikle "emek ve çuko" (ekmek ve çikolata) oluyor. Akşama çukosunu unutmamalıyım sevgili blog :)

2 yorum:

Neslihan Kermen on 10 Mayıs 2010 17:08 dedi ki...

Yaa bu lokum nasil birakilirda ise gidilir ki?
Doruk'ta simdiden ogrendi bu yasinda isi. Anne nereye gidiyo? ise :( Zavallilarim benim :)

Zeynep'in Defne'si on 10 Mayıs 2010 17:15 dedi ki...

Yaaa sorma canım. Geçen gün kredi kartımı almış. Ne o elindeki dedim "para" dedi. Çözmüşler mi? Bence çözmüşler :)))

Yorum Gönder