5 Temmuz 2010 Pazartesi

Tekirdağ Şarköy kalmasın

Haftasonunu fırsat bilip Tekirdağ Şarköy istikametine doğru yola çıktık. Denizi temiz olan bir yerden yazlık arıyorduk. Defne araba koltuğuna oldum olası pek ısınamadı, tabi bu şekilde ızdıraplı bi yolculuk oluyor. En fazla yarım saat oturuyor, onda da yapmadığımız şaklabanlık kalmıyor tabi.

Mevsim normalleri dışında yağan yağmur denizi pek bi sevimsiz hale getirmiş. Her yer denizanası ve yosun doluydu. Böyle olunca baktığımız evler de içimize sinmedi. Özellikle Şarköy 2010'da mavi bayrak almış bir plaj ve ordan bir ev bulacağımızla ilgili çok ümitliydim. Dostlarımız sağolsun, her yere haber saldılar, bizim için uğraştılar. Deniz'cim, Ferhunde'cim, Mücahit Amca'cım çok teşekkür ederim :)

Mücahit Amca'm doğma büyüme Şarköy'lü. O'nunla Oyak sitesinde oturduğumuz yıllarda tanışmıştık. Çok çalışkan ve azimli biri, arabasıyla özel şoförlük yapıyor, birkaç yıl Nişantaşı'ndaki ajansa beni o götürdü eksik olmasın. Bazı insanlarla kan bağınız olmasa da akraba gibi olursunuz ya Mücahit Amca benim için öyle bir insan. Ara ara birbirimizi arar, hatır sorarız. Bazen Hamit'in ajansa üzüm ve kiraz bırakır, "şarköy'den getirdim size, benim bahçenin meyvaları, afiyet olsun" der, bizi sevindirir. Oyak sitesindeki kuaförüme her gidişimde onu mutlaka arar, sitedeysen ben geldim diye haber veririm.

Konu buralara Defne'nin elindeki kirazdan dolayı geldi :)) Şarköy'de Mücahit Amca bahçesinden kiraz ve armutlarla uğurladı bizi. Afiyetle yedik :)

Aşağıda ilk kez kaplumbağa gören Defne var :) Normalde cesurdur ama korktu bu sefer...

Bu kaplumbağalar eskiden beri Hamit'le, her arabayla yaptığımız yolculukta yolun tam ortasında karşımıza çıkar. Biraz ilerde durur, koşa koşa yolun ortasındaki kaplumbağayı gitmek istediği tarafa bırakır, mutlu mesut yola devam ederdik.

Unuttuğumuz ritüelimize Defne dahil oldu yine. Kimbilir kaç defa daha tekrarlanacak bunun gibi olaylar ve sevineceğiz yine :)

0 yorum:

Yorum Gönder