18 Haziran 2010 Cuma

Aşkımla kaçamak :)

Bugün ajansta oturmuş öğle yemeğinde ne yesem diye düşünüyordum. Bize yaptığı çaylarla kendimizi evimizde hissetmemizi sağlayan Emine Abla'nın acilen Sarıyer'e gitmesi gerekiyormuş. Benden götürmemi istedi, tamam dedim ve hemen yola çıktık.

Sarıyer'den dönerken gördüğüm İstanbul aklımı çeldi. Herkes işteydi ve her yer bomboştu.

İstanbul da bu güzel havada sanki bizi ağırlamak istiyordu. Ya da bana öyle geldi :))


Maslak istikametinde giderken Hamit'i aradım. Öğle yemeği teklifimi hemen kabul etti :)) Liseli kızlar gibi sevindim ben de :))


Tekrar sahile indik onunla. Rastgele bir yere girdik. Hava o kadar güzeldi ki zaten ne yesek de iyi gelecekti :)

Konuştuğumuz konu yine Defne'ydi. Bakışa bakışa, konuşa konuşa tabaklarımızı bitirdik.

Yemek de güzeldi şansımıza :)


Sevgili kızım, arada anneyle baba böyle kaçamaklar yapıyorlar. Eski günleri yadediyorlar. Sonra konu yine sana geliyor, her hareketini defalarca konuşup, ilk kez duyuyormuş gibi şaşırmış ifadelerle dinliyoruz birbirimizi. Seni çok seviyoruz...

0 yorum:

Yorum Gönder