19 Haziran 2010 Cumartesi

Bekle bizi Defnecim

Evde bir boşluk, konuşacak konu bulamama, oyuncaklarına bakıp sonra birbirimize takılıp konuşmadan bakışma, hazır yemek ve film izleme, arkadaş ağırlama, onlar varken de yine Defne konuşma, arkadaşlarla dışarda vakit geçirme, birbirimizin sohbetine doyma, sallanarak işten dönme derken Defne'ye gitme vakti geldi :))

Hamit'le Defne'siz geçen günlerimiz nihayet bitti ve yola çıktık. Sabah erkenden kalkıp, evde kahvaltı yapmayı bile vakit kaybı olarak görüp, yolda birşeyler atıştıralım deyip çıktık. Bu sefer trenle gitmek istedik. Genelde arabayla gideriz Hereke'ye. 70km. uzakta yakın bir kasaba.
Biz eve girdiğimizde Defne öğlen uykusundan yarım uyanmış, sallan yuvarlan yapıyordu ananesiyle. Bizi gördü ve "inanmıyooooomm" dedi. Onun o mis kokusu, öğrendiği yeni ve uzun cümleler, bizi gördüğüne sevindiğini gösteren dans şovlarıyla uzun süre kendine hayran hayran baktırdı.
Bir gün önce gece geleceğimize inanmış bir şekilde. Her tren geldiğinde "abi binmeee tiyene, annem binicek. babam binicek" diyerek bizi beklemiş. Demek ki özlemiş, keşke o sağnak yağmura rağmen gece gitseydik dedik Hamit'le.
Haftasonumuzu orada geçirip, pazar akşamı mutlu mesut döndük, tabi cümbür cemaat :)) Fotoğraflar diğer postta :)

0 yorum:

Yorum Gönder